Kayıtlar

Aralık, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

2025 Toplumsal Dayanıklılık Testi

Aslında artık sadece rakamlar değişiyor. Son 10 yıldır ülkemizde yaşanmayan sosyo-ekonomik felaketler kalmadı. Her sorunun üzerine yeni bir sorun eklendi ve biz şaşırmamayı öğrendik. Bireysel olarak bu yılların bende ki derinliği ne derseniz? 2024’de de 2025’de de büyük dersler aldım. Mesela benim için çok önemli olan aile, arkadaş kavramı değerini yitirdi. Ailenin sadece çocuklar ve anne, baba yani çekirdek aile olduğunu kafama vura vura öğrettiler. Arkadaşlığın da sen ararsan arkadaşlık olduğunu, acıda olsa fark ettim. Yani doğurduğun evlat dışında; acını acı, mutsuzluğunu mutsuzluk, başarını başarı, mutluluğunu mutluluk kabul eden olmadığını geçte olsa anlamak, benim dünyamda, bana göre radikal karalar vermeme neden oldu. Haa bir de Allah’ın acımadığına acımamak gerektiğini uğradığım haksızlıklarla iyice belledim. Zira ben kimim ki, haşa Allah’ın hükmüne, hüküm verdim, vardır kurban olduğumun bir bildiği. E… yaşam denen döngüde sürekli eğitim içinde değil miyiz? Ben biraz geç eğ...

Çocuk Ölümü Nasıl Anlar?

Ölüm… Anlaması ve anlatması oldukça zor bir kavram… Kaldı ki biz yetişkinler bile ölümü kabul etmekte oldukça zorlanırken bir de bunu minicik kalplere anlatmak gerçekten zor. Peki, çocuklar ölümü nasıl anlar? Gelişim psikolojisi bize, çocukların ölümü algılayış biçiminin yaşa göre farklılaştığını gösterir: 0–3 yaş: Ölüm kavramı yoktur. Çocuk, kaybı “yokluk” olarak hisseder. Rutinlerin bozulması, bakım verenin kaybolması yoğun kaygı yaratır. Bu yaş grubunda açıklamadan çok duygusal güven esastır. 3–6 yaş: Ölüm geçici sanılabilir. “Uyudu”, “uzun bir yolculukta” gibi metaforlar, çocuğun ebeveynin geri döneceğini düşünmesine yol açabilir. Bu yaşta çocuklar, ölümün kendi davranışlarıyla bağlantılı olduğuna inanabilir (büyüsel düşünme). 6–9 yaş: Ölümün geri dönülmez olduğunu anlamaya başlarlar ancak evrenselliğini tam kavrayamazlar. 9 yaş ve üzeri: Ölümün kaçınılmaz, evrensel ve biyolojik bir gerçek olduğunu kabul ederler. Bu nedenle, ebeveyn kaybı yaşayan küçük bir çocuğa yapılacak a...

Ahlâkın Yokuş Aşağı Gidişi

Her toplum dönem dönem ahlâkî sarsıntılar yaşar; ancak bazı dönemler vardır ki çürüme bireysel hatalardan çıkıp sistematik bir özellik kazanır. Bugün Türkiye’de yaşanan sorunların çoğunda —gündelik ilişkilerden siyasete, iş ahlakından aileye kadar— görünmez bir ortak payda var: ahlâkın aşınması. Peki, bu çöküş nasıl başladı, hangi sosyolojik dinamiklerle derinleşiyor? Bu sorunun yanıtı, yalnızca “insanlar bozuldu” kadar basit değil. Toplumsal yapıdaki dönüşümler, kurumların zayıflaması, ekonomik baskılar ve modernleşme sürecinin sancıları birleşerek bir ahlak krizini besliyor. Durkheim: “Toplumsal çözülme, kuralsızlıkla başlar” Toplumsal çözülmeyi en net anlatan sosyolog Émile Durkheim’dı. “Anomi” dediği kavram, bireyin toplumla bağlarının zayıfladığı, normların anlamını yitirdiği dönemleri anlatır. Türkiye’de son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar, hızlı kentleşme, gelir eşitsizliği ve toplumsal adaletsizlik duygusu, bireyde “herkes kendini kurtarsın” psikolojisini güçlend...

Gösterişle Gelen Bencillik

5 Aralık 1934’ te Anayasa ve Seçim Kanunu’nda yapılan yasa değişikliği ile Kadınların Milletvekili seçme ve seçilme hakları, tanındı… Diyeceğim o ki, hangi inançta olursa olsun, aslında ataerkil bir toplumda “Mustafa Kemal Atatürk” adını minnetle anması ve onu yüceltmek için öğretileriyle toplumda iz bırakması gereken Türk kadını…Bırakın, erkek egemen toplumda onların güç savaşlarını, Ata’mızın bizim için kazandığı savaşta, siz ona ve cumhuriyete sahip çıkın yeter… Dünya ülkelerinde bir ilk başaran Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bir Türk kadını olarak minnetle, saygıyla anmaya devam edeceğiz. Ruhu huzur bulsun… Ve gelelim çocuklarımıza, kapitalist düzende kaybolmaya yüz tutmuş, bencilliğimize… Size birkaç soru yöneltmek isterim. Anneler Günün’ de ya da Babalar Günün ’de eğer onlardan her ikisi ya da biri bu dünyadan göçtüyse siz ne hissediyorsunuz? Ölmelerinin ilahi bir nedeni var, Allah’ tan gelene kul çaresiz, peki ya ebeveynlerden biri yaşarken çekip gitmişse? Çocukken ...