Kayıtlar

Nisan, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Türk Mitolojisi

Bugün sizlere nedense, gündemin dışında bir şeyler paylaşmak istedim. Geçen günlerde Ulukışla Altay Köyü’nde Nevruz Kutlamalarına katılmıştım, At binenler, ok atanlar, tazı yarıştıranlar ve Altay Türklerinin var olan bütün gelenek-göreneklerini görmek bana Türklüğümü tekrar hatırlattı. Bunu düzenlenmesinde ön ayak olan köyün, kadın muhtarı olması da göğsümü kabartı. Bırakın dünyayı kadın ve çocuklara size cenneti göstersinler… Oldukça kalabalık bir kutlamaydı. Her yerden gelmiş ziyaretçiler ve Kazakistan’da yaşayan Altay Türkleri de oradaydı. İlgimi çeken en önemli detay, gençler dahi aralarında kendi dilleriyle konuşmalarıydı. Kültürlerini ve dillerini yaşatmaları gerçekten saygı duyulası bir davranış. Bunları kız kardeşime anlattığımda “abla pilav ve et yedin mi?” diye sorunca, “evet pilav ve etti kazanlarda yapılırken gördüm ama insanlar birbirini çiğnediği için sıraya girmeye cesaretim olmadı,” cevabını verdim. Kardeşim daha önce Macaristan da bu etkinliğe katıldığı için göst...

Artık biii kendinize gelin!

Ata’mızın çocuklarımıza armağan ettiği günün arifesindeyken son zamanlar da yaşanan okullardaki toplu katliamlar hem eğitimci hem de bir anne olarak sizi endişelendirdiği gibi beni de çok fazla endişelendiriyor. Çocuk demek; eğlence, oyun, neşe demek değil miydi? Çocuğun eline kalem, oyuncak, şeker yakışmaz mı? Bu silahlarda nereden çıktı? Nefret dili, şiddet neden bu derece doğal olmaya başladı? Neden ana-babalar evlatlarını gönül gözüyle görmek yerine, sanki hiç yoklarmış gibi davranıyorlar? Bu memleket sanki refahı görmüşte, şimdi yoksulluğu kaldıramıyormuş gibi neden bunalımlardan kurtulamıyorlar da evlatlarının varlığı hep yükmüş gibi ağır geliyor? Onlar değil miydi? Çocuk yapmak için dualar eden, çocuğu olduğu vakit yedi düvele müjdeyi veren…Ne sanıyordunuz, oynayıp, zıplatacağınız, kendi kendine büyücek ,eğlenceniz olacak varlık mı dünyaya getirdiğinizi düşünüyordunuz? Hayvanlar bile yavrularını ayakları üzerine basıp kendi ihtiyaçlarını karşılayana kadar sahip çıkarken, d...

Çocukluk Otizmi

Son yıllarda özellikle ebeveynlerin sıkça duyduğu bir ifade var: “çocukluk otizmi” ya da daha doğru adıyla erken çocukluk döneminde ortaya çıkan otizm belirtileri. Aslında bu yeni bir kavram değil; ancak farkındalığın artmasıyla birlikte 2–3 yaş gibi çok erken dönemlerde belirtilerin daha net tanınması mümkün hale geldi. Peki, bu yaşlarda otizm nasıl anlaşılır? 2–3 yaş dönemi, çocuğun sosyal, dil ve iletişim becerilerinin hızla geliştiği bir dönemdir. Bu nedenle bazı farklılıklar daha belirgin hale gelir. Dikkat edilmesi gereken başlıca işaretler şunlardır: İsmi söylendiğinde tepki vermemek Göz teması kurmaktan kaçınmak İşaret etme, gösterme, paylaşma gibi sosyal davranışların az olması Konuşmanın gecikmesi ya da hiç başlamaması Sürekli aynı hareketleri tekrar etme (el çırpma, sallanma gibi) Oyuncaklarla amacına uygun değil, farklı şekillerde oynama Rutin değişikliklerine aşırı tepki verme Yaşıtlarıyla iletişim kurmak istememe Her çocukta bu belirtilerin hepsi görülmeyebilir. Ama b...

Hayal Kırıklığında Geçen Festival

Aylar önce Adana halkının ve esnafının heyecanla hazırlıklarını yaptığı, maddi-manevi o hafta için planlar programlar yapıldığı ve hayal kırıklığı içinde hüzünlü bir festival ruhu var Adana’m da… Adana’mın en güzel zamanlarıdır İlkbahar ayları… Ancak yağmuru özellikle Nisan ayında boldur hele ilk haftalar. Bunu bilmek için âlim olmak gerekmez eğer bu memlekette yaşıyorsan zaten ezber etmişsindir… Mis gibi, kokar her bir yan portakal çiçeği ile hoş… Artık portakal ağaçları şehirde kalmadıysa da her bir tarafımızda onun kardeşi turunç ağaçları vardır ki kokusuna doyamazsınız, mis gibi çiçekleri beyazlı sarılı açar. Anlayacağınız Nisan ayı sonuna kadar her bir yanımız narenciye kokar… Ancak eğer bir festival yapıyorsanız da her an canı istediğinde değişen hava şartlarımızı da iyi hesap etmek gerekir. Yağmur iyidir, berekettir bir de su sıkıntısı başlamışsa, “yağsın mübarek” deriz… 14 yıldır yapılan uluslararası bir festivalde nasıl hatadır ki yağmurun en çok olduğu zamana festival denk...