Kayıtlar

Ocak, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bayrağın Altında, Sıranın Üzerinde, Pazarda Kuyrukta

Türkiye gündemini takip etmek için artık televizyon, gazete ya da sosyal medyaya gerek yok. Bir sabah uyanıp perdeyi aralamanız yeterli. Bayrak var mı yerinde? Çocuk okula gitti mi sağ salim? Cüzdan hâlâ boş mu? Evet… Gündem yerli yerinde. Türk bayrağı bu ülkede sadece direğe çekilen bir kumaş değildir; düğünde omuzda, cenazede tabutta, maçta tribünde, kriz anında ise kalbimizin üstündedir. Ama gel gör ki son zamanlarda bayrak da bizim gibi biraz yorgun. Herkes sahipleniyor, kimse korumuyor. Bayrağa uzanan el aslında bir kumaşa değil, ortak akla uzanıyor ama biz yine de “provokasyon” deyip yeni gündemlere yelken açıyoruz. Çünkü bu ülkede çabucak unutmaya alışkınız. Eğitim sistemine gelince… Orası tam bir bilim kurgu alanı. Aynı çocuk bir yıl içinde üç müfredat, iki sınav sistemi, bir de “aslında bu yıl sayılmıyor” cümlesiyle büyüyor. Öğrenci mi denek mi belli değil. Veliler WhatsApp gruplarında, öğretmenler yönetmeliklerde, çocuklar ise tahtanın karşısında kaybolmuş durumda. Ama umut...

Anlık Yaşam

Bugün konu bulmakta bir hayli zorlandım, etliye sütlüye karışmadan yazı yazmak bazen bir hayli zor oluyor. Sonra dedim ki kendime “son yaşananları mizahi dille anlatsan yeter bence” Haydi başlayalım… Bir Ülke Düşünün, kanunlardan hızlı duygu değiştiriyor…. Son zamanlarda fark ettim ki bu ülkede sabit kalan tek şey… Hiçbir şeyin sabit kalmaması. Kanunlar değişiyor, yönetmelikler güncelleniyor, genelgeler sabah başka akşam başka. Bakanlıklar öyle bir tempoda ki, insan “ben dün hangi mevzuata göre yaşıyordum?” diye sabah aynaya soruyor. Bir gün “şöyle yapacaksınız”, ertesi gün “hayır onu aslında öyle dememiştik” deniyor. Ben de kurum yöneticisi olarak artık çantamda kalem-defterden çok yönetmelik taşıyorum. Biri sorsa “hayatta kalma çantanızda ne var?” diye: – Güncel mevzuat, – Bir önceki mevzuat, – “Ama geçen ay böyleydi” savunması. Veliler desen ayrı bir sosyolojik deney. Sabah “Siz bizim ailemiz gibisiniz” deyip, öğleden sonra “Biz gidiyoruz” mesajını atan bir kitle var. Gitmelerinin ...

Kekemelik

Ailelerin çok tedirgin olduğu durumlardan biridir kekemelik, teknolojinin yanlış kullanımından dolayı da oldukça yaygın bir durum haline gelen bu bozukluğun, geçici mi ya da kalıcı mı, olduğunu bilmemiz çok önemlidir. Çocukluk kekemeliği dediğimiz durumlar bilimsel olarak açıklanmış olsa da en önemli nedeni daha bebecik yaşta ekrana maruz kalan çocuğun konuşma ihtiyacı duymamasından ileri gelen, konuşma geriliğine bir de kekemelik eklenmiş durumda. Her zaman dediğim gibi kullanmayı azalttığınız ya da kullanmadığınız organınız zamanla işlevini kaybeder. Aslında durumda aynı böyledir. Çocuk konuşma ihtiyacı duyduğunda da kelime haznesinin yetersizliği, dil ile konuşma merkezinin koordinasyon kuramaması kekemeliği de beraberinde getirir. Elbette ki taklit döneminde olan çocuğun etrafında konuşma bozukluğu olan ya da kekemelik yaşayan bir birey varsa onu taklit etmesi de dil konuşma bozukluğunu ortaya çıkarır. Yazdıklarımın hepsi çocukluk dönemi geçici konuşma bozukluğu içindir. Kalıcı...