BU YAZIM TÜRKİYE’DE Kİ BÜTÜN BELEDİYE BAŞKANLARINA…
BU YAZIM TÜRKİYE’DE Kİ BÜTÜN BELEDİYE BAŞKANLARINA…
Bundan takriben 10-15 sene önce eğitim sektöründe ciddi bir hareketlenme oldu… Patır patır kolejler, dershaneler ve yuvalar açıldı hem de herkesin bütçesini zorlamayan yerler…
25 yıl bitmek üzere eğitimci ve işletmeci olarak bu işin içindeyim, o zaman belki de ilk tepkiyi verenlerdenim lakin ben kimim ki!
‘‘Bakın bu işte bir gariplik var hesap kitap ortada zorunlu harcamalar belli burada bir hata var, kime yapmayın etmeyin bunun altından bir çapanoğlu çıkacak’’ dediysem de anlatamadım ya da insanlar anlamak istemedi.
Aslında biraz düşününce halk neden bu şekilde davrandı anlayabiliyorsunuz ki bir ara ben bile kendi kendime bağımlılık, sapkınlık içine girecekse benim evladım, dini eğitim alsın yoksa gençlerin yolu yol değil, dediğimi bile hatırlıyorum neyse ki sadece kendi kendime yaptığım çaresizce bir yorum olmuştu.
Evet, o sıralar 20 yıl öncesinden kaynaklanan 30 ile 40 yaş ana babalarının kabuğundan sıyrılma artık biz de söz sahibiyiz dediği dönemin yetiştirdiği çocuklardı bunlar. Evlatlarını büyütürken ‘‘arkadaş olalım’’ derken ana baba olmayı beceremediler.
Elbette ki bütün bunlar, geçmişten gelen hadise, bir programdı. Malum kişilerin akıllı bir girişimiydi. Çünkü bir topluma her zaman dediğim gibi küçük hanımları, beyleri yaratarak ve eğitimin içine girerek hâkim olabilirsiniz. İşte onlar da bunu başarmaya çalıştılar yani bizim şimdiler de fark ettiğimiz ancak onların 50 yıldır uğraştıkları nihaiyi son.
Aslında daha da devam ederdi ancak güç savaşının bir tarafında bir kopmalar oldu çıkarlar havalarda çarpıştı.
Neyse bu farklı bir konu ama olayın özü…
Peki, eğitim tarafına gelelim evet o dönem de az saçımı başımı yolmadım.Bağlı olduğum müdürlüğe ‘‘bakın tamam açılsın hiç problem değil ama yasal yollardan açılmayıp minicik bebelere dini eğitim veriliyor bu insan gelişimine aykırı işlem önceliği, somut kavramlar dediğimiz dönem de bebelerin aklı karışır ne olur buraları denetleyin ve izinli açılan yuvalar da bütün bunlara göz yummayın’’ dediğim de ‘‘derdim din, başörtüsü değil ufacık dimağlara bunun açıklamasını yapamazsınız ve bu tür eğitimleri aile vermelidir’’ serzenişim de çok fırça yemem işin çabası üzerine türlü mobingler uygulanmıştı şükür ben hala ayaktayım o ayrı mesele…
Ve o dönem de hükümet ‘‘her sokağa kreşler açılacak her çocuk eğitim almalı dedi’’ ve haklıydılar.
Görünen haklılık olması gerekendi; Aile geliri düşük öğrencilerin de eğitim almaya hakkı vardır. Ne güzel bir düşünce değil mi?
Sizce işin aslı bu muydu?
Denetlenmeyen, kendi düşünceleri ile büyütülen bir ordu yetiştirmekti maksat. Hala da süreç devam ediyor.
Peki bu pastaya ortak olan diğer belediyelere ne demem gerekiyor bilmiyorum….
Sizlerin beğenmediğiniz iktidardan ne farkınız var?
Her mahalleye hızla kreşler açıyorsunuz… Beni hanginiz okuyacaksınız bilmiyorum ancak lütfen soracağım sorulara bir şekilde yetkili bir mecra cevap versin
Sevgili belediye başkanları evet şuanda seçim derdindesiniz ancak unutmayınız ki canını yaktığınız ekmeği ile oynadığınız size vergisini ödemeye çalışan ve bir kurumda en az 5 aileyi geçindirmeye çalışan bir kitlede size oy verecek ki bu sayıyı lütfen azımsamayın…
Benim derdim ya da bizim derdimiz, ‘‘neden her yere kreş açıyorsunuz?’’ Değil. Elbette ki eğitim herkesin hakkıdır ve sosyal devlet olmanın en doğal davranışıdır.
Sorularım şunlar;
- Sizleri hangi kurum ve ehil kişiler denetliyor?
- Denetimleriniz hangi sıklıkla oluyor?
- Kreş – gündüz bakımevleri ve çocuk kulüpleri açılış tüzük ve yönetmenliğine uyuyor musunuz? Ki bu yönetmenliğin çok ağır olduğunu ve şuanda açılan belediye ve hatta devlet kreşlerinin uymadığını net bilenlerdenim
- Açılış nedeninizin dar gelirli ailelere ve personel çocuklarına hizmet olduğunu bilirken nasıl oluyor da geliri yüksek, ayrıca dışarıdan öğrenci alıyor ve hiç mi haksızlık yaptığınızı düşünmüyorsunuz?
- Ayrıca kanuna net ve açıktır, nasıl oluyor da lise,ortaokul öğretmenlerini sorumlu müdür olarak atayabiliyorsunuz?
- Bizlerde iş ve işçi kurumundan personel alımı yasakken sizler bu işi nasıl yapıyorsunuz?
- Sizler hangi statüde kurum açabiliyorsunuz?
- İktidara söylenirken, yobaz toplum oluşturmayalım derken, ne kadar farkındasınız bu sefer de içi boşaltılmış gelecek yetiştirdiğinizin?
Kısacası her ne yapıyorsanız adabıyla usulüyle yapın, yapın ki bizde sizin gerçekten eğitim ve halk için bir şeyler yaptığınızı rant peşine düşmediğinizi görelim.
Yapın ki iktidardan farkınız olsun ki bizler de sizlere vergilerimizi zamanında ödeyebilelim…
Yoksa yaptığınız haksız rekabetten dolayı biz emekçiler yok olup giderken laf olsun diye açtığınız bu bakımyurtları bir nesle yazık edecek…
Şimdilik her zaman olduğu gibi hoşça kalın, beden ve akıl sağlığınızı korumaya çalışın!
Yorumlar
Yorum Gönder