DİRENİŞ Mİ? SİZ DİRENİŞ GÖRMEMİŞSİNİZ!..

                                                DİRENİŞ Mİ? SİZ DİRENİŞ GÖRMEMİŞSİNİZ!..

Bu aralar direniş, dik duruş laflarını öyle çok duydum ki…
Yahu! Bu direnen, dik duran ağabeyler ablalar kim ola ki! diyerek şöyle bir incelemeye başladım…
Ha…bir de ya sol yumruğunuzu havaya kaldıracaksınız ya da anlamca ‘‘ başardım’’ dediğimiz şimdiler de zafer işareti olarak bilinen iki parmağınızı kaldırıp göstereceksiniz….
A.. unutmadan pespaye de giyindiğiniz de ahanda direnişçi oluveriyorsunuz?
Şimdi yazacaklarıma çoğu okuyucu öfkelenecek ben yazarım bu benim olayları dışarıdan gördüğüm gözüm, okuyup okumamak biraz silkinip ‘‘acaba doğru mu?’’ der bu kadın, demek size kalmış….
Sevgili direnişçi, dik duruş sergileyen arkadaşlarım…
Direniş, asgari ücretle geçinmek ya da elindekileri kaybettikten sonra ya da çok sevdiğin canınızın kanınızın ölümüyle olmaz…..
Hele Ülkemin %80 kadar bir sayı asgari ücretle birde çocuk okutuyorsa memleketimin insanı zaten doğuştan direnişçi doğuyor yani rahat olun, sizden bizden çok bu memlekette!
Kayıplara gelince her dakika şehit veren bir Ülkede yaşarken eşinizin, ananızın babanızın ölümü pek direniş yapmak için neden değil…İnsanlar gencecik kınalı kuzularını gömüyor bu kara toprağa…
Ayrıca ben bu her karışı şehit kanlarıyla sulanmış ve hatta hala sulanan Ülkemin çıkarları için mücadele veriyorsam kendimce, zaten Ülkemdeki bütün insanlar direnişçidir…
Dik duruş dediğimiz olay da eğer fırıldak değilseniz,namertliği vazife etmemişseniz her insanın olması gerektiği bir davranıştır….
Hayata direnmek, dik duruş nedir bilir misiniz?
Engelli evladını yaşatabilmektir her şeye rağmen,
Yaşlı ananı babanı huzur evine terk etmemektir ve onlara her koşulda kol kanat germektir,
Hasta insanlara elinden geleni yapmaktır,
Sende olmasa da senden daha şansı az olanlara elini uzatmaktır,
Yoğun bakımda yatan yakını için sabaha kadar dua edip mucize beklemektir,
Her kötü şartlara rağmen sevdiğin işi ayakta tutabilmektir,
Sana güvenenleri, inananları yarı yolda bırakmamaktır,
Tek başına büyütmeye çalıştığın evlatları namertlere yedirtmemektir,
Vatanperver, değerlerine sahip çıkacak nesiller yetiştirmektir,
Komşun açken uykunun kaçmasıdır,
Sevdana, ailene, evlatlarına sahip çıkıp mücadeleni sonuna kadar sürdürmektir,
Boş konuşmaları bırakıp, konuştuğunu ve hayat felsefeni yaşamının içine alıp yoluna devam etmektir,
Hayata direnmek, küllerinin arasından tekrar doğmaktır,
Dayı da, paşa da, arkasız da olsan ‘‘Ben varım’’ demektir,
Her dini,her etnik kökeni,her siyasi düşünceyi içinde barındıran, hoş görü ve tevazuuyu yüreğinde taşımaktır….
Başkasının gölgesin de olmadan, başkasının rızkına el uzatmadan yaşamaktır,
Yani anlayacağınız,iki çift lafla,biraz acı dolu yaşam öyküsüyle,kolları ,parmakları kaldırmakla ne direniş olur ne de dik duruş sergilenir…
Boş verin Alla sen!
Siz gidin tarla da çalışan, köy de yaşayan, hastaneler de hastasının baş ucanda bekleyen, her gün evladım benden önce ölsün diye dualar eden, üç kuruşluk emekli, asgari ücret maaşı alan evlatlarını okutmak için çırpınan insanları görün…
işte!
Hayata direnen de,dik duran da onlar….
‘‘Hayata direnmek kolay mı ? be arkadaş
Ne sözle, ne duruşla ne de bir bakışla…
Direnilseydi hayata,
Kavga mı, savaş mı, ölüm mü, yokluk mu?
Kalırdı dünyam da…
Direnmek, namertte yenilmemek,
Aldığın nefesin kıymetini bilmek,
Hakkını verebilmektir sana verilen sürenin….
Direnmek özgürlüktür,
Direnmek alın terinle bileğinle hak etmektir yaşamı…’’
Sözünün arkasında olan, sevdasına sevgisine sahip çıkan, yetiştirdiği nesillere insanca yaşamı miras bırakan, namertte pabuç bırakmayan herkese selam olsun!
Şimdilik her zaman olduğu gibi hoşça kalın, akıl sağlığınızı korumaya çalışın!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özgürlük Karmaşası

"Mühürlü Yalanlar"

Ahlâkın Yokuş Aşağı Gidişi