EYVAH! BEN NE YAPACAĞIM ŞİMDİ?

                                                    EYVAH! BEN NE YAPACAĞIM ŞİMDİ?

Eylül ayı geldi 2017-2018 Eğitim ve Öğretim yılı hepimize hayırlı, uğurlu olsun…
Özellikle 2-6 yaş çocuklarımızın aileleri, çocuklardan daha telaşlı ve endişeli. Asıl sorulması gereken soru ‘‘acaba çocuğum yuvaya gitmeye hazır mı?’’ değil ‘‘acaba ben ondan ayrılmaya hazır mıyım?’’
Genel de hazır olmayan anne ve babalardır. Endişeleri öyle had safhadadır ki, okulöncesi kurumları ve çalışanlarını öcü, sapık, cani olarak görür ona göre de ön yargılı davranırlar. Haksız da değiller, gözbebeklerini teslim ediyorlar. Ancak, şöyle bir gerçek var ki, ailenin dışında bakıcıya verilen çocuklardan daha fazla güven altındalar.
Neden mi?
Öncelikle her ne kadar eğitim kurumları olsalar da buradan çok fazla insan evini geçindiriyor, buralar çok ciddi, yatırımlarla açılan işletmeler ve fazla çalışanın olmasından dolayı birbirlerini takip etme mekanizmasına sahipler, yani; bir hata yapılıyorsa diğeri bunu rahatlıkla görür ve engeller. Kurumda çalışan herkes kazançlarının bu öğrencilerden sağlandığını bilir bu bağlamda davranışlarına dikkat etmek zorundadır ve bu kurumlar sık sık denetlenir.
Çeyrek asırdır bu işi yapıyorum ve başka iş bilmem. Çalışma hayatımda bakıcılarla ilgili o kadar olaylar duydum ki, bazen abartıldığını bile düşündüm… Keşke imkan dahilin de en az iki yaşına kadar anneler çocuklarıyla ilgilenebilse ve ondan sonra bizler gibi kurumlara evlatlarını teslim etseler…
Bu hayal gerçekleşmiyorsa o vakit ne istediklerini araştırarak bilerek hareket etmek zorundalar. Ev işi de yapılsın, daha uygun bütçeyle çocuğum büyüsün diyerek bakıcıların eline çocuğunuzu teslim ediyorsanız, ileri de yaşayacağınız psikoloji ve davranış bozukluklarına hazır olmanız gerek.
Peki, sizce bütün bunlara değer mi?
‘‘İyi hoş da ne yapmalıyız, neye dikkat etmeliyiz ?’’ diye sorarsanız, naçizane bizim tabirimizle dinazor mertebesine erişmiş okulöncesi ve işletmecisi olarak tavsiyelerimi okursanız yanılma payınız en aza inecektir.
1-Lütfen hakkında bilginizin olmadığı, görmediğiniz kurumu arayıp fiyat sormayın, ben buna çok kızıyorum.5 kuruşluk bir tişörtün bile rengine bakarken, evladınıza böyle umarsız davranmanız hiç doğru olmuyor.
2-Asla değerinden yüksek fiyat kurumun çok iyi olduğu anlamına gelmez. Yani pahalı iyidir anlayışı doğru değildir ki ucuz ya da pahalı neye göredir?
3-Ve değerinin altında bedeli olan kurum mutlaka bir oyun yapıyordur bunu unutmayın. Hükümetin belirlediği fiyatın altında duyduğunuz ücretler sonuçta size sıkıntı olarak geri döner.
4-Öncelikle siz ne istiyorsunuz ve kurumdan beklentiniz ne bunu netleştirin
5- Eğitim bilimi değişkendir sürekli yabancı mey şeyli eğitim isimleri sizleri yanıltmasın hangi isim olursa olsun çocuk gelişimi ve sağlığı birdir sadece bakış açısı eğitimin yol güzergâhını değiştirir sonuçta aynı noktaya gelirsiniz
6-Özellikle Aile Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı kurumları seçin ki, tabelaları kapıda asılı olmak zorundadır. Çünkü 6 ayda bir denetlenir ve ASPB den kolay kolay kurum açılamaz, açılmışsa bu kurum güvenlidir.
7-Kurucu ve sorumlu müdürün aynı kişi olduğuna dikkat edin nedeni ise, İşi bilmeyen kurucu hiçbir personeli yönlendiremez ve denetleyemez
8-Mutlaka diploma sorun bundan asla çekinmeyin bu sizin en doğal hakkınız
9-Özellikle 2-6 yaşında olan çocuğunuzun denetiminin kolay olması, hemen muhatabınızı bulma şansınızı düşünerek az kapasiteli küçük kurumları tercih edin. Çünkü kurumla ailenin işbirliği, iletişimi çok önemlidir ve çıkabilecek sorun çok kısa zamanda çözülebilir.
10-Personelin yaka kartlarına mutlaka bakın, her ne kadar sıkı denetim olsa da mutlaka gözü açıklık yapan her zaman çıkar.
11-Aklınıza gelen her soruyu çekinmeden sorun.
12-Kurumun fiziksel görüntüsünden ziyade yaptığı işleri, geçmişi ve eğitim kalitesi önemlidir bunu unutmayın. Ve sizin için size en yakın yer, en iyisidir.
13- Kurumda çalışan hiçbir görevli bakıcı değildir bunu lütfen unutmayın ve öyle davranın
14-Şunu sakın unutmayın… Bir çocuğun bulunduğu kuruma alışma süresi tam bir aydır. Bu sürede türlü tatsızlıklarla karşılaşabilirsiniz ancak sebat edip çocuğun alışma süresini geçirmeniz gerekir. Bu durumda kurum değiştirmek en büyük hatadır. Hani ‘‘acaba psikolojisi bozulur mu?’’ sorularınız oluyor ya, işte o zaman gerçekten korktuğunuz başınıza gelir.
Bu küçük önerilerim 24 yıllık meslek hayatımda yaşadığım doğal olan tekrarların bir sıralamasıdır. En önemlisi siz hazır mısınız? onu kendinize sorun, bize güvenin ve sorularınız hiçbir zaman suçlayıcı olmasın çünkü siz de bizler de aslında aynı yolu yürüyoruz as olan ‘‘çocuk’’ hepimiz onların daha sağlıklı, huzurlu, güvenli ortamlarda yetişmeleri için emek veren insanlarız bunu lütfen unutmayın….
Her zaman olduğu gibi hoşça kalın sağlıklı kalmaya çalışın!
Bugünkü görgü kuralımız; ‘‘Konuşmaya başlamadan önce başkalarının konuşmasının sonlanmasını beklemek.’’ Bu kişiye ve düşünceye saygıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özgürlük Karmaşası

"Mühürlü Yalanlar"

Ahlâkın Yokuş Aşağı Gidişi