GERÇEKTEN BİZLER İÇİN Mİ ADAY OLUYORSUNUZ?

                                 GERÇEKTEN BİZLER İÇİN Mİ ADAY OLUYORSUNUZ?

Ben siyasetten anlamam, siyaseti okuyamam ki aslında bu da normal çünkü böyle bir eğitimim ve geçmişim yok ama herkesin siyasi ahkâm kestiği ortamda bazıları için apolitik olarak görülebilirim ki her insanın mutlaka yaşamıyla ilgili siyasi görüşüne örtüşen bir fikri vardır.
Seçim yaklaştı, vatandaş olarak bu konuya daha hâkim arkadaşlarımdan fikir alarak elbette ki bir seçim yapacağım.
Tabi amacım bunu paylaşmak değil ancak sanal ortamda,  medyada sürekli birileri para vererek A partisinden B partisinden vekil aday adaylığı için çırpınıyor. Allah var bir ara içimden “ bul şu parayı sen de aday ol” dedim.
Neden mi?
Hiçbir titri olmayan, varlığını bile bilmediğimiz ya da bulunduğu makamı zamanın da çıkarları için kullanan insanların bile parayı yatırıp aday aday olması garibime gidiyor.
Kimi, seçimden seçime ortaya çıkıp sonra da tekrar eski görevine devam eden, kimi etnik kökenine güvenen insanların aday adayı olduğu ortamda benim neyim eksik değil mi?
Hal böyle olunca bir vatandaş olarak “esahhh (esah Adana şivesiyle gerçekten mi? demek) bizim için mi aday oluyorsunuz?” sorusunu sorasım geliyor…
Espri bir yana gerçekten mi?
Vatanı için, milleti için halkı için bu yola girdiler, yoksa kendi menfaatlerini ön planda tutarak daha daha ne kazanabilirim mi? diye.
Çünkü her ne kadar siyasetle direk ilgilenmesem de seçilmişlerin ceplerini nasıl dolduğunu görecek ve çevrelerin de bilumum mesleki yeterliliği olmayan insanlara masa verilip, bir de kadroya girişlerine şahit olan bir vatandaşım. O kadarına aklım eriyor. Bence daha seçilmeden kadrolarını oluşturup kimlere söz verdiklerinin listesini hazırlamışlardır bile.
Bu memleket Bülent Ecevit’ten sonra temiz siyaset şansını çoktan kaybetti ve görülen o ki bir daha da kazanamayacak.
Neden mi?
Bakın bunca yıl iktidara sadece sözlü muhalefet yaptığını sanan siyasi partiler ki iktidarın umurunda olmadı. Sıkışınca birden birleşmeye karar verdi…
Sorarım halk imdat! derken neredeydiniz?
Halkın partisiyiz diyenler, ne olur seçimden seçime ortalarda gezmeyin.
Bir gece de milyon lira hesap ödeyen seçilmişler, seçilmek isteyenler hiç çöpten yemek toplayan yaşlı teyzeye yüreğiniz sızlamadı mı?
Şımarık çocuklarınızı,  en iyi okullarda paranızın gücüyle okuturken. Bir emeklisiyle çocuk okutmaya çalışan ananın-babanın evladına para yollayamamasının hiç acısını içinizde hissettiniz mi?
Üstünüze başınıza aldığınız markalı urbaları üstü başı perişan halkınızın yanında nasıl giyip gezdiniz?
Her gün mülk peşindeyken  zavallı küçük esnafın olanını da satmaya çalıştığını, yok olup gittiğini hiç mi fark etmediniz?..
Bırakın bunları….
Bizim için seçilmek istiyorsanız!
Kimi kandırırsınız bilmem ama bu yaşıma kadar gördüğüm tek şey bizim için seçime girmediğiniz gerçeği…
Dava sözle olmaz, davanı yaşarsın da.
Hak yemezsiniz, kime söz veriyorsanız en azından o mesleğin mezununa verirsiniz, ihtiyaç sahiplerine yardım etmeye çalışırsınız. Hiç bir şey bilmiyorsanız onca okuyan öğrenci var, onlara destek olursunuz ki sapkın tarikatların kucaklarına oturmasınlar.
Elbette eviniz, arabanız olacak ancak kendi halinde bir mala sahip olmak bu kadar zor mu?
Ben tabanım ve siyaseti okuma gibi bir meziyetim yok, haddim değil, kimseyi yargılamıyorum ancak hayatım boyunca tek bildiğim “Varsa hayat görüşün, ideolojin onun öğretisiyle yaşa. Bana, sonuna kadar kapitalist düşünceyle halkçılık, emekçilik naraları atma. O zaman sadece hadi oradan!” diyesim geliyor.
Anlayacağınız sizin iktidar partisinden ne farkınız var? Ve Lütfen artık bir farkınız olsun!
İşte ben bunu çok merak ediyorum…
Şimdilik her zaman olduğu gibi hoşça kalın, akıl sağlığınızı korumaya çalışın!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özgürlük Karmaşası

"Mühürlü Yalanlar"

Ahlâkın Yokuş Aşağı Gidişi