KORKULU RÜYAMIZ SINAVLAR

                                                          KORKULU RÜYAMIZ SINAVLAR

Yaşımız kaç olursa olsun hepimiz de bir sınav kaygısı vardır. Artık ardı ardı sınav maratonu
Başladı kimi iyi bir liseye kimi istediği fakülteye kimi de canını Devlet memurluğuna atma telaşında.
Yetişkin de çocukta olsak aile desteği ve davranışları çok önemli ayrıca izlenecek yollar her yaş için aynıdır.
Peki, sınavlar da aile olarak nasıl destek olabiliriz?
Bağımsız Bir Birey Olduğunu Unutmayın
Çocuğunuzun isim yapmış bir okula girip, orayı en yüksek puanlarla bitirmesini istiyor olabilirsiniz. Ancak sizin hayallerinizdeki mesleğe doğru yol almak onun isteği olmayabilir. O nedenle çocuğunuzun sizden, sizin ideal ve fikirlerinizden bağımsız bir birey olduğunu unutmayın. Süreç boyunca kuracağınız sağlıklı, çocuğunuzu tanımaya, isteklerini, planlarını anlamaya yönelik bir iletişim oluşturmak en doğrusudur.
”İnsanlar ne der?” Diye Düşüncesine Kapılmayın
Sınav sonuçlarının yarış haline gelmesi sırf çocuklar arasında değil, ebeveynler arasında da bir üstünlük göstergesi halini almış durumdadır. Bu yüzden notları birbiriyle kıyaslanan çocuğunuz sizin diğer çocukların ebeveynleriyle olan kıyaslamalarınızdan çok etkilenebilir
Hayatı Sırf Sınavdan İbaret Görmeyin
Sınav kaygısının dışında yaşı itibariyle çocuğunuzun üstesinden gelmeye çalıştığı birçok çelişkisi mevcuttur. Onun hayatının sırf sınavdan ibaret olmadığının farkında olun ve bunu çocuklara bu şekilde yansıtın.
Sınav Öncesi Ek Sorumluluklar Vermeyin
Sınav öncesi dönem kaygı ve stresin fazlasıyla yoğunlaştığı bir dönem olduğu için ek sorumluluklar çocuk için baş edilemez bir hal alır.
Onu Koşulsuz Sevdiğinizi Hissettirin
Okulda, evde ve arkadaş ortamında gündeminin tek odağı başarı olan çocuk, aksi gerçekleştiğinde kabul ve sevgi görmeyeceği korkusuna kapılabilir. Çocuklar için her zaman en önemli olan ailelerinin onlara duyduğu sevgi ve güveni hissetmeleri, bu duyguların başarı gibi herhangi bir şarta bağlı olmadığını bilmeleridir.
Beden Dilinize ve Ses Tonunuza Dikkat Edin
Çocuğa “Sonuç önemli değil, sen önemlisin” mesajı verilirken gerçekten bu hissedilmeden söyleniyorsa çocuk beden dili ve ses tonundan arkada yatan gerçek düşünce ve kaygıyı anlayacak, söylemle bedensel tepki farklı olduğundan daha çok kaygılanacaktır.
Hassas Olduğu Anlarda Duyarlı Olun
Çocuğunuz bunaldığında ve umutsuzluğa kapıldığında, tek sayfa kitap dahi görmek istemediği zamanlarda, kaygılarını tolere edemeyeceği kadar yoğunlaştığında duyarlı olun.
Kendi Hayatınızı da Olağan Akışında Devam Ettirin
Tıpkı çocuğunuz gibi sizin de sınav dışında bir hayatınızın olduğunu unutmayın ve hayatınıza olağan düzeninde devam edin.
Kendi Okul Yıllarınızı Düşünün
Okulda okuduğunuz zamanları, kendi ailenizin sağladığı fırsatları, sınav dönemlerinizde size dair tutumlarını düşünün.
Bu dönemdeki en büyük kaygı ve korkusu başarısızlıktır. Ona başarısızlığın da, diğer pozitif ve negatif tüm olgular gibi hayatın bir gerçeği olduğunu anlatın. Başarılı olmaktan ziyade başarılı olamadığı durumlarda nasıl tekrar ayağa kalkabileceğini yani dayanıklılığı öğretin.
Her şey sınav değildir burada sınava girecek yetişkin, çocuk kim olursa olsun kendi gücün de yapması gerekenin en iyisini yapmasına teşvik edip B planının varlığını da hissettirin.
En önemli hangi koşulda şartlarda olurlarsa olsunlar onları koşulsuz sevdiğinizi mutlaka hissettirin.
Unutmamamız gereken en önemli olgu hayat başarısı asla sınav başarısı değildir!
Şimdilik her zaman olduğu gibi hoşça kalın, akıl sağlığınızı korumaya çalışın!


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özgürlük Karmaşası

"Mühürlü Yalanlar"

Ahlâkın Yokuş Aşağı Gidişi