MAESTRO TATİL BAŞLASIN!

                                                               MAESTRO TATİL BAŞLASIN!

Yan gel yat!
Tabi ki, bir eğitimci olarak benim vereceğim cevap hayıırrr! Olacaktır.
Maalesef düzen böyle gençlik yapacak hiçbir şey yok….
Evet, bugün karneler alındı. Eskiden her tatilde evlerde bir karne krizi yaşanırdı, elbette ki, teknolojinin hayatımıza girişiyle, nasıl doğacak bebeklerimizin cinsiyeti bize sürpriz olmuyorsa karnede göreceğimiz notlarda da sürpriz yaşamamaya başladık.
Aslında işin heyecanı da yok oldu gitti. Hatırlıyorum da ben hiç cesaret edemedim ama arkadaşlarımın hipoyla notları silip yeni notları yazmalarını görmüşlüğüm var.
Benim ailem şükür ki anlayışlıydı, düşüğü de  yükseğe de, ‘‘çalışır geçersin’’der, olayın üstünde durmazlardı.
Şimdi ise, eğer bir patırtı yapılacaksa en az iki haftadan önce notları öğrenen ana baba o öfkeyi, yayaya…esnete esnete…öfkesini,hırsını kontrol etme adına türlü bahanelerle   gösterdiği için etkisi hafif oluyor.
Bu nedenle aman çocuklarınıza şunu yapmayın bunu yapmayın demiyorum. Desem de boşa çünkü.
Bunca yıldır gördüğüm tek hadise karneyi öğrenciler almıyor ana-babalar alıyor…
O yüzden kendinize bol bol kızabilirsiniz.
Sadece eğer illa ki, söylenmek istiyorsanız önce ‘‘ben hiç 100 aldım mı? Hayatım boyunca kaç defa teşekkür aldım’’ diye düşünün ve ona göre azarınızı hazırlayın.
Şunu hiç unutmayın her şey notlardan ibaret değildir. Artık teşekkür almakta, takdir almakta çok kolay önemli olan öğrencinin  bilgilerinin kalıcı hale gelmesi…
Maalesef ailelerin ve öğretmenlerin değerlendirmesi notlar olduğu için Üniversite sınavlarında yılda ortalama 2 bin öğrenci sıfır puanla ilk aşamayı geçemiyor bile…
Bu yüzden tekrar oturup düşünmek lazım notlar mı? Yoksa, bilginin  kalıcı  hale gelmesi mi? Önemli.
Peki,ne yapmak gerek ?
Evet, tatile girdik gönül isterdi ki, çocuklarınızla dolu dolu bir tatil geçirin diyebilmek ancak, çoğu ailenin çalıştığını göz önüne alınca böyle bir dilekte bulunmak itopya gibi…
“Hoca, iyi güzel yazacaksın da zaten biz bunları biliyoruz sen bize nasıl uygulanacağını söyle” dediğinizi duyar gibiyim. Evet, yazdıklarım pat diye olmaz…
Çocuklarınıza bu disiplini 0-6 yaş aralığında vermeniz gerekiyor ve sizlerin de bol bol kitap okuduğunu görmeli çocuk.
Ama hiç bir şey için geç değildir. Çocuk büyütmek emek,sabır ve disiplin ister bunu hiç unutmayın ayrıca deneyimli bir eğitimci ve anne olarak yazdığım her şeyi hayatımda uyguladığım için “asla başaramam” diye bir mevzu yoktur.

Aslın da bu tatil eksikleri tamamlamak için iyi bir fırsat, öğrencilere ev ödevleri verildi, verilmeyenler için de tekrar yapma olanağı doğdu. Elbette ki, çocuklarımız dinlenecek ve kendine zaman ayıracak ancak bu 15 gün boyunca dinlenmelerine izin vermek ve günlük program çıkarmamak çocuklarımızın 2.Dönem yaşacakları sıkıntıyı çoğaltır.
Özellikle 1.,2.,3. Sınıf öğrencileri bu süreçte öğrendiklerini çabuk unutabilir.
Eğer çocuğunuz Etüt’e ya da Çocuk Kulübü’ne gidiyorsa tatilde gitmeye devam etsin. Sabah erken saat yerine daha geç bir saatte 9-10 gibi Etüt veya Çocuk Kulübü’ne gitmesi hem uykusunu almasını sağlar, hem de kurumdaki programa dâhil olarak eksiklerini tamamlar. Peki, çocuğumuza bu konuda nasıl yardımcı olabiliriz?
Öncelikle ev ödevlerinin faydaları nedir? Önce buna bir bakalım;
Çocuklar ödevler sayesinde okumayı ve sorumluluk almayı, yönetmeyi, zamanı doğru kullanmayı, verilen görevi tamamlamayı ve yeteneklerini keşfetmeyi öğrenir. Ayrıca ödevler, gelecekteki çalışma disiplini, iş ahlakı, sorumluluk alma duygusunu da geliştirmeye yardımcı olur.
Peki, çocuklarımız ev ödevlerinde neden sorunlar yaşar?
Bu sorunların erken farkına varılması, çocukların okullarındaki performanslarının düşmesini engeller. İlkokul çağındaki çocuklarda ev ödevi sorunlarının sebepleri genellikle; dil ve hafıza problemleri ya da organizasyon becerilerinin düşüklüğüdür.
Hiçbir yerden destek almayan çocuklarımıza,ev ödevleri konusunda nasıl yardımcı olabiliriz;
– Ödev saatlerini bir rutin haline getirtin. Her gün aynı saatte ödev yaptığından emin olun.
– Çocuğunuzla beraber yapması gerekenleri gösteren görsel bir takvim hazırlayın.
– Çalışma ve teneffüs saatleri belirleyin.
– Her gün ne kadar çalıştığını gösteren bir grafik oluşturun. Grafikte artış olduğunda onu ödüllendirin.(Elbette ki, bu ödül sözlü takdir ve ufak tefek şeyler olmalı.)
– Çocuğunuzun çalışma alanını düzenlemesine yardımcı olun.
– Okul malzemelerini aynı yerde tutun. Önemli öğeleri etiketleyin.
– Ödevlerini renkli bir klasörde dosyalamasını sağlayın. Bu onun ödevini evde unutmasını engeller.
– Çocuğunuzun öğretmeniyle iletişim halinde olun. Evde yaşadığı problemlerle ilgili onu bilgilendirin.
Kaliteli ve programlı bir 15 tatil geçirmesini sağlayabileceğimiz çocuklarımızın her gün kitap okumasını da takip etmeliyiz ve zihinsel-dil-psikomotor  gelişimini desteklemek adına okuttuğunuz hikâye kitaplarının özetini size anlatmasını, küçük özetler çıkarıp yazmasını sağlarsanız…
2.Döneme daha dolu, daha bilgili başladığını çok rahat görebilirsiniz.
Bütün bunlarla birlikte çocuğunuzla vakit geçirmeyi lütfen ihmal etmeyin. Ödev, tekrar ve okuma çalışmalarına gün de iki saatinizi ayırmanız yeterlidir. Kaliteli iki saat çocuğunuzun 2.Döneme hazırlanması için yetecek hatta artacaktır.
Şimdi den öğrencilerimize iyi tatiller, bol kitap okumalar ve dinamik bir şekilde 2.Döneme hazır olmalarını dilerim…
Her zaman olduğu gibi hoşça kalın, akıl sağlığınızı korumaya çalışın!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özgürlük Karmaşası

"Mühürlü Yalanlar"

Ahlâkın Yokuş Aşağı Gidişi