ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ

ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ

Öğrenme güçlüğünün kendi arasında tanımlanmış çok fazla çeşidi vardır.
Bunların en günceli disleksi,hiperaktivite-dikkat dağınıklığı, hiperleksi olarak bilinenlerdir.
Unutmaması gereken bütün bu güçlüklerin erken fark edilmesi ve eğitim metodunun bu çocuklara göre uyarlanmasıyla sorun en aza iner.
Ayrıca en önemlisi ki ailelerden çok fazla duyuyorum bütün bu çocuk gelişimindeki yaşanan sıkıntılar da hiçbir çocuk da zeka geriliği yoktur.Sadece öğrenimleri yavaş, algıları açık olmadığı için bu çocuklar yaşıtlarına nazaran gelişimleri biraz daha geridir ve bu nedenle yalancı zeka geriliği dediğimiz olay meydana gelir.
Ayrıca öğrenme güçlüğü okulun başlamasıyla alenen ortaya çıkarken profesyonel eğitimciler tarafından daha küçük yaşlarda da çok net fark edilir o yüzden özellikle 0-6 yaşlarında bir eğitimcinin ikazlarını önemseyin.
Normal bir öğrenci rutin ödevlerini uyarısız yapmalıdır. Çocuk, okuma- yazmayı ilk dört aylık sürede başarır ancak çocuk konuyu anlamıyorsa o dersi sevmez ve yapmak istemez.
Eğer aile çocuğun ders çalışması için her ortamı sağlamasına rağmen sıkıntı hala devam ediyorsa nedenini detaylı incelemek gerekir.
Bu durumun yaygın nedenleri şunlardır
1-Duygusal Faktörler, Çocuğunuz da özgüven eksikliği varsa, kaygı ve endişe duygularını yoğun yaşıyorsa, ailenin çocuğa dış motivasyon vermesi ve çocuğun yeterli iç motivasyonu olamaması, başarıyı kendi için değil ailesi için istemesi ya da ailenin çocuğun üzerindeki başarılı olmalısın baskısı… Çocuk bu duygusal geçişlerle baş edemeyeceği için ders çalışmak istemez ve yük gibi görür.
Peki, bu durumda ne yapmalıyız? Öncelikle hiç bir şey için geç değildir. Çocuğunuzla ilgili beklentileriniz gerçek olmalı ve onun ne istediğini öğrenmeniz gerekirken yaşına göre sorumluluklar vermeniz gerekmektedir. Örneğin, çocuğunuzun yerine ödev yapmaktan, okula götürecekleri eşyaları unuttuğu zaman arkasından götürmekten vazgeçmekle ve komşunun çocuğu ile kıyaslamayı bırakarak ilk değişimi yapabilirsiniz.Ayrıca teknik olarak bir insan her konuda başarılı olmaz bireysel farklılıkları unutmamak gerekir.
2-Öğrenme güçlüğü, çocuğun zekâsı normal ya da normalin üstünde olmasına rağmen dinlemedüşünmeanlamakendini ifade etmeokuma-yazma ya da matematik becerilerinde, yaşıtlarına nazaran daha düşük başarı ve daha yavaş hız elde etmesine denir. Yapılan araştırmalara göre her 30 çocuğun 3‘ünde öğrenme güçlüğü olduğu gözlenmiştir. Tek bir bilinen kesin nedeni olmasa da, nedenleri arasında genetik özellikler, bazı nörolojik etkenlerin yanı sıra hamilelik sırasında ana rahminde ya da doğum sırasında çocuğun beyninde bir hasar oluşması olarak gösterilebilir.
Peki, öğrenme güçlüğünün belirtileri nelerdir?
  1. Dikkatini yaptığı işe verebilse bile anlamakta ve öğrenmekte zorluk çekiyorsa,
  • Görsel hafızası çok zayıfsa,
  • Okuma-yazmada yaşıtlarına nazaran çok yavaşsa,
  • Bir problem çözerken nerde kaldığını hatırlamıyorsa,
  • F-v ya da b-m gibi bazı harfleri işitmede karışıklık yaşıyorsa,
  • Nesneleri dokunarak tanımlayamıyorsa,
  • Doğru bir Türkçe kullanamıyorsa,
  • Sağ-sol ayrımı oluşamıyorsa,
  • Mesafe ve ölçümlerde sorun yaşıyorsa,
  • Kendini sosyal olarak kontrol etmede zorluk yaşıyorsa,
    Çocuğunuzda öğrenme güçlüğü olabilir. Unutulmamalıdır ki; öğrenme güçlüğü rahatsızlığında erken tanıçok önemlidir. Çocukları erken yaşlarda, özellikle okul öncesi çağlarda, çeşitli öğrenme ve zekâ testlerine sokmak, onların bir sorunu varsa tedavilerinin erken başlatılması bakımından tek gerekli faktördür.
    3-Çocuklarda Hiperaktivite Sorunu, hiperaktivite, dikkat eksikliği sorununu beraberinde getirir. Fakat hiperaktivite sorunu yaşayan çocukların özel okul ya da sınıflarda okumasına gerek yoktur. Ancak okul ortamında diğer çocuklardan farklı olarak, farklı yaklaşımlara ya da bireysel programlara ihtiyaç duyabilirler.
    Dikkat eksikliği, çocukların akademik başarılarını etkileyen en büyük etkenlerden biridir. Özellikle okula yeni başlayan çocuklarda bu durum erken fark edilmez ise ileriki yaşlarında daha büyük sorunlar yaratabilir.
    Aşırı hareketlilik, agresiflik, ağlama krizleri, yetersizlik hissi, söz dinlememe gibi çocuğun hem kendinin hem de etrafındakilerin hayatını zorlaştıran birçok faktör olabilir. Akademik hayatı olduğu kadar dikkat eksikliği olan bir çocukla yaşamanın aile içinde de zorlukları vardır. Bu durumu kontrol altına alabilmenin ilk adımı kabullenmektir. Çocuğun aykırı davranışlarını istemeden yaptığını ve bir rahatsızlığı olduğunun bilinip ona göre davranılması, işleri daha kolaylaştıracaktır.
    Erken durumlarda çocuğunuzda dikkat eksikliği problemi olduğunu fark edip, bir uzmandan yardım almak büyük önem taşır.
    Peki, bu durumla başka nasıl başa çıkabilirsiniz?
  • Davranış kontrolüne yönelik hedefler, kolaydan zora doğru, adım adım arttırılarak oluşturulmalıdır.
  • Aile ile öğretmen yakın temasta ve iletişimde olmalıdır.
  • Öğrenciden beklentiler, açık ve net şekilde ifade edilmelidir.
  • Öğretmene ve tahtaya yakın oturtulmalıdır. Böylelikle sürekli iletişim halinde kalınabilir.
  • Sözel uyarılar yerine, yakınından ve omzuna dokunarak uyarılarda bulunulmalıdır.
  • Olumlu davranışları ödüllendirilebilir. Zorluk yaşadığı alanlarla ilgili ödül tabloları oluşturulabilir.
  • Dikkat Eksikliğini Erken Yaşlarda Kontrol Altına Alın
    Özellikle Hiperaktivite  ve dikkat eksikliğini  yoğun yaşayan çocuğa eğitim vermek gerçekten zordur. Sırada oturamayan ve sizi dinlemeyen öğrencinin ne dersleri sevmesi nede ders çalışması olanaksızdır. Yaş ilerledikçe de çocukta hiperaktivite azalırken dikkat eksiği yaşamı boyu sürebilir. Bunun içinde mutlaka bir uzmana danışmanız en doğru karardır.
    Eğer çocuğunuzda bu sıraladıklarım varsa lütfen ‘‘tembelsin sen’’ demeden önce nedenini bulmaya ve erken önlemler almaya çalışın….
    Ayrıca disleksi ile hiperaktivite lütfen karıştırmayın. Birbirine çok yakın belirtiler gösterirken disleksi sorunu yaşayan çocuğun en belirgin özelliği hızlı bir şekilde unutması ve rakamları, harfleri yanlış ya da ters yazmasıdır.
    Hiperlekside bütün bunların üzerine çok küçük yaşta görselden ezberleme yetenekleri olduğu için ilk 2-6 yaş da okuma yazma becerisini kazandıktan sonra ilköğretim çağında hızla gerilemesidir.
    Bütün bu gelişim bozukluklarında hiçbir çocukta zeka geriliği yoktur.
    Şimdilik her zaman olduğu gibi hoşça kalın, akıl ve beden sağlığınızı korumaya çalışın!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özgürlük Karmaşası

"Mühürlü Yalanlar"

Ahlâkın Yokuş Aşağı Gidişi