YİRİİM SİZİN BUNALIMINIZI!
YİRİİM SİZİN BUNALIMINIZI!
Şimdi paket mi yapalım burada mı yiyeceksiniz? gibi bir espri yazmak geldi içimden…
Valla ben her türlü yirim bu bunalımı…
Eğer bunalıma şimdi ki, adı depresyona girme lüksünüz varsa sizden kral yok! Tadını çıkartın olayın…
Ve hatta Türkiye Cumhuriyeti toprakları sınırında yaşayan herkes acayip lüks, Allah’ıma şükür çorçocuk herkesler depresyonda. Arkadaş bu kadar lüküs hayat nereye kadar değil mi? Ama…
Bir de unutuyordum neredeyse, panikatak! ‘‘ Ay… Komşu hiç sorma bizim kız panik atak, eli ayağı durmuyor, olur olmaz öfkeleniyor idare edin’’ gibi hatun muhabbetlerini çoğumuz duyarız.
İşte! Bu durumda Yiriiim sizin bunalımınızı derim bende…
Edepsizliğin, cazgırlığın, iş bilmezliğin, anlık mutsuzluğun, o an hoşlanmadığınız ortamın, ne zamandan beri adı depresyon ya da panik atak oldu! Bu işler bu kadar kolay mı? Bilemedim…
‘‘Dur kardeş bir depresyona girip çıkayım iki dakika bekle hemen gelirim. ‘’ ya da o an ortamdan sıkılan ablamıza yaftayı yapıştırır ‘‘ya! İdare et, panik atağı tuttu’’ deriz.Nereye giriyorsunuz? Ne tutuyorsun kardeşim!
Eğer bizlerin bu ruhsal hastalıklara girme çıkma kabiliyetimiz varsa daha ne, belamızı mı? İstiyoruz o halde bizden kral yok…
Depresyona giren kişi zaten depresyon da olduğunu bilemez, davranış bozuklukları ile ortaya çıkan durum günlük hayatınızı, yaşam kalitenizi bozar ve bunu sadece çevrenizdeki kişiler fark eder. Siz değil… Eğer bunu fark ettiyseniz zaten numaranın dibine vuruyorsunuzdur. Ve oldukça sıkıntılı bir ruhsal problemdir o yüzden heveslenip depresyona girip durmayalım.
Gelelim panik atak muhabbetine, onu da Allah kimsenin başına vermesin… Nefes alamazsınız, her an felaketlerin olacağını düşünür sürekli cevap vermeyen telefonların endişesini yaşarken her seferinde kalp krizi geçirdiğinizi zannederek acil kapılarına koşturursunuz ve bazı hastalar öyle durumlar yaşar ki, oturacakları evin hastaneye yakın olmasına dikkat eder. Anlayacağınız berbat bir durum, aşırı kaygı sizi ve hayatınızı yer bitirir. Ataklarda ölmeyeceğinizi bilmenize rağmen bu kötü duygudan kurtulamazsınız. Öyle hikâyesine ‘‘Ay! Çok heyecanlandım panik atağım tuttu’’ diye bir dava yok, olamaz zaten. Kriz geldiğinde çevrenizdekiler ne yapacağını bilemezken siz kalbinizin yerinden çıkacağını ve boğulduğunuzu zannedersiniz. Aslında nefes alırken ‘‘nefes alamıyorum ‘’diye panik halinde çırpınırsınız.
Ve…
En önemli ayrıntı, eğer mesul olduğumuz bir işimiz, ailemiz, çevremiz varsa zaten ne depresyona nede panik atak endişesi yaşayacağımız lüksümüz olamaz. Eğer siz bu buhranlı dönemlere girmeye niyetleniyorsak, önce işimize gücümüze bakacak, nazımızı tuzumuzu çekecek birilerini bulmalıyız ki, bu depresif durumun keyfini çıkaralım. Yoksa kendi kendimize girer girer çıkarız… E…Buda bir ayrıcalık lüks hayat gerçi.
Eğer benim gibi /bizim gibi insanların başına bu gelirse sadece duyacağınız tek destek veren laf, ‘‘Yiriimm senin bunalımını’’ olacaktır. Emin olun!
O yüzden bilip bilmediğimiz yerlere girip çıkmaya heveslenip bu önemli hastalıkları ağzımıza sakız yapmaktan vazgeçelim. İki çanta almayla, bir saç kestirmeyle ya da ortamdan çıkıp derin nefes almayla ne depresyonunuz geçer nede gelen atak krizini engelleyebilirsiniz…
Bir bakasınız benim gibi bütün bu aşamalardan geçmiş bir aklıselimle karşılaşırsınız ve o size ‘‘Yiriim sizin bunalımınızı ‘’ deyiverir!
Bugünkü İnsanı Davranış; ‘‘Eğer sizinle ilgilenilmediğini düşünüyorsanız, o vakit siz ilgilenin, iyi davranın, hoş görülü ve sabırlı olun göreceksiniz ki, karşınızdaki kişi sizi fark edecektir.’’
Yorumlar
Yorum Gönder